Kocam üç gün önce öldü.
Trafik kazası dediler.
Gece yarısı.
Tek başınaymış.
Morgda yüzünü gördüğümde içimde garip bir boşluk vardı. Ağlıyordum ama kalbim ikna olmuyordu.
Cenaze günü herkes başımdaydı.
Tam imam dua okurken telefonum titredi.
Bilinmeyen numara.
Mesajda sadece şu yazıyordu:
“Gerçekten öldüğüne emin misin?”
Ardından bir fotoğraf geldi.
Fotoğrafta kocam vardı.
Canlı.
Ayakta.
Bir benzin istasyonunda.
Tarih dündü.
Yani cenazeden 12 saat önce.
Elim ayağım buz kesti.
Cenaze bitti. Gece o numarayı aradım. Kapalıydı.
Ertesi sabah fotoğraftaki benzin istasyonuna gittim. Küçük bir kasabadaydı.
Kasadaki görevliye fotoğrafı gösterdim.
Çocuk hiç tereddüt etmedi.
“Bu abi dün gece burada kaldı.”
Dün gece.
Yani morgda yatan adam o değildi.
Tam bunu düşünürken arkamdan bir ses geldi:
“Buraya geleceğini biliyordum.”
Yavaşça döndüm.
O.
Karşımdaydı.
Yaşıyordu.
Ama yüzündeki ifade tanıdığım adam değildi.
“Soğukkanlı ol,” dedi. “Açıklayacağım.”
“Cenazede kimi gömdük?” diye fısıldadım.
Derin bir nefes aldı.
devamı sonraki sayfada...

