Her iki kızımı da tanıyıp sevmek varken, bu kadar zamanı kederle kaybetmiştim. "Başıma gelecek her şeyi hak ediyorum!" İki ay sonra, parkta bir piknik örtüsünün üzerine yayılmıştık; sadece ben, Zeynep ve Elisa. Çimenlerin üzerinde güneş parlıyordu. Selma iş için şehir dışındaydı ve iki kızım da yanımdaydı. Hava patlamış mısır ve güneş kremi kokuyordu; her iki kızın bileklerinden de gökkuşağı renkli dondurmalar süzülüyordu. Elisa kıkırdadı, yanakları yapış yapıştı. "Anneciğim, yine külahıma mısır koymuşsun!" Gülümsedim, düşen parçaları topladım. "Bana böyle sevdiğini söylemiştin, hatırladın mı?" Zeynep ağzı dolu bir şekilde araya girdi: "Sadece bende gördüğü için seviyor!" Elisa dil çıkardı. "Hayır, ben icat ettim onu!" "Bana böyle sevdiğini söylemiştin, hatırladın mı?" Gerçek ve gürültülü kahkahalar attık. Hiçbir ağırlık yoktu, sadece çocukların koşturmacası ve seslerinin müziği vardı. Market rafından her iki kızın seçtiği, bu sefer lila renkli olan yeni tek kullanımlık kamerayı çıkardım. Bu bizim geleneğimiz olmuştu. Çekmeceleri bulanık fotoğraflarla dolduracaktık: yapış yapış eller, dağınık gülüşler ve geri kazanılan bir hayatın anlık kareleri. "Gülümseyin bakalım!" diye seslendim. Yanaklarını birbirine bastırdılar, kollarını birbirlerine doladılar ve ikisi birden "Peynir!" diye bağırdı. Fotoğrafı çektim, kalbim ağzımdaydı. Bu bizim geleneğimiz olmuştu. Zeynep kucağıma yığıldı. "Anne, kameranın bütün renklerini alacak mıyız? Yeşil lazım, mavi lazım ve —" Elisa kolumu çekiştirdi. "Ve sarı! O yaz için." Saçlarını karıştırdım, orada olduğumu hissetmek neredeyse canımı yakacak kadar yoğundu. "Her rengi kullanacağız. Söz veriyorum." Telefonum titredi. Murat’tan gecikmiş nafaka hakkında bir mesajdı. Başparmağım ekranın üzerinde öylece kaldı ama sonra yanımda birbirine karışmış kızlarıma baktım. O seçimini çok uzun zaman önce yapmıştı. Artık onu beklemeyi bırakmıştık. "Söz veriyorum." Bu anlar artık bizimdi. Kamerayı sardım ve sırıttım. "Pekala, kim salıncaklara kadar yarışmak ister?" Spor ayakkabı sesleri ve kahkahalar havada uçuştu; koşarken benimkiler onlarınkine karıştı. Kimse kaybettiğim yılları geri veremezdi. Ama bundan sonra, her anı biriktirmek benim elimdeydi. Ve hiç kimse bir günümü daha çalamayacaktı. Bu anlar artık bizimdi.
Önceki

Önceki