Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. Kayıp Aile Sırrı Ortaya
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


Yedi yıl önce kocam, ikiz oğullarımızı balık tutmaya götürdü ve bir daha asla geri dönmedi. Herkes bana onların boğulduğunu söyledi. Geçen hafta sonu kızım odasındaki dolapta eski bir telefon buldu, ağlayarak bana uzattı ve şöyle dedi: "Anne, babam gitmeden önceki gece bana bir video göndermişti ve sana göstermememi istemişti."

Bazı acılar zamanla hafifler. Benimki asla hafiflemedi. Rüzgar'ın, şafak vaktinde Can ve Mert’le birlikte bu evden çıkıp akşam yemeğinden önce döneceklerine söz vermesinin üzerinden yedi yıl geçti.

Dış kapının her tıkırtısında kafamı kaldırıp bakardım; neredeyse üçünün de orada, güneşte yanmış bir hâlde dikildiğini ve geç kaldıkları için özür dilediklerini görmeyi umardım.

Rüzgar'ın, Can ve Mert’le birlikte bu evden çıkıp gitmesinin üzerinden yedi yıl geçti.

Şimdi sadece Leyla ve ben varız. O artık 13 yaşında; uzun boylu, dikkatli gözleri olan ve beklemeyi hiçbir zaman tam olarak bırakamamış bir annenin yanında büyümenin getirdiği o sessizliğe sahip bir kız.

Bazen oğlanların eski odasının önünden geçerken, onları hâlâ dokuz yaşındaki hâlleriyle, yarı giyinik bir şekilde gülüşürken ve kimin oltasının daha iyi olduğu konusunda tartışırken görüyorum. Hayatlarına girdiklerinde henüz iki yaşındaydılar ve bir kez bile onları kendi çocuklarımdan başka bir şey olarak görmedim.

Bu durum burada önem taşıyor; çünkü dünya, birinin acısını daha az haklı göstermek istediğinde "üvey anne" gibi kelimeleri çok rahat savuruyor.

Rüzgar her yaz oğlanları Sapanca Gölü’ne balık tutmaya götürürdü. Baba ve oğulları. Gün doğumundan önce çıkarlar, akşamüstü dönerlerdi; üzerleri göl suyu ve güneş kremi kokardı. Leyla her yıl onlarla gitmek için yalvarırdı, Rüzgar da onun başının üstünü öper ve "Gelecek yıl, fıstığım," derdi.

Ama o gelecek yıl hiç gelmedi.

Bir kez bile onları kendi çocuklarımdan başka bir şey olarak görmedim.

O son sabah, diğer tüm balık avı sabahlarına benziyordu. Rüzgar gün ağarmadan önce mutfaktaydı, kahve yapıyordu. Mert hâlâ gömleğinin düğmelerini iliklemeye çalışırken, Can herkese ilçedeki en büyük balığı kendisinin yakalayacağını söyleyip duruyordu.

Leyla pijama takımıyla arka kapının önünde durmuş, son bir kez daha yalvarıyordu. "Babacığım, lütfen..."





devamı sonraki sayfada...


Sonraki



  1. 1
  2. 2