Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. ilk aşkım
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


İlk aşkım oğlumun en sevdiği futbol koçu oldu. Onu 16 yıldır görmemiştim. Bir akşam bana, “Bilmen gereken bir şey var,” dedi. Sonra üzerinde benim adımın yazılı olduğu eski bir zarf uzattı. İçinde bulduğum şey, yıllarca benden saklanan geçmişime dair bir sırrı ortaya çıkardı. 14 yaşındaki oğlum Deniz kısa süre önce futbola başladı. Güneş batana kadar garaj kapısına top vururdu. Ama en çok yeni koçundan bahsederdi. “Anne, Koç Cem bende potansiyel olduğunu söylüyor. Seneye lisede takımda oynayabileceğimi düşünüyor.” En çok yeni koçundan bahsederdi. Cem. Aynı anda hem sevdiğim hem nefret ettiğim bir isim. Bu Cem’i henüz tanımıyordum ama ona minnettardım. Deniz, babası üç yıl önce bizi terk ettiğinden beri çok içine kapanmıştı. Aylar sonra ilk defa onu gülerken görüyordum. Bu yüzden fazla soru sormadım. Bir akşam, önemli bir maçtan sonra Deniz’i soyunma odasının dışında bekliyordum. Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle çıktı. Ve yanında hayatımda bir daha göreceğimi hiç düşünmediğim bir adam vardı. Donup kaldım. “Anne, bu benim koçum. Koç Cem.” Deniz’in yanında duran adam sadece onun koçu değildi. O benim ilk aşkımdı. Hayatımda gerçekten sevdiğim tek adam. Cem bana baktı. Yüzündeki şaşkınlık benimkiyle aynıydı. “ELİF?” “CEM??” Deniz ikimize de şaşkın şaşkın baktı. “Siz birbirinizi tanıyor musunuz?” “Aynı okulda okuduk.” Cem ve ben lisede ayrılmaz bir ikiliydik. Geleceğimizi birlikte planlamıştık. Üniversite. Evlilik. Çocuklar. Her şey. Sonra mezuniyetten hemen sonra şehir dışındaki prestijli bir üniversiteye gitmek için ayrıldı. Hiçbir açıklama yoktu. Telefon yoktu. Sadece kayboldu. Ben bir yıl sonra evlendim ve Deniz’i dünyaya getirdim. Ve yıllarca Cem’i unutmaya çalıştım. “Anne?” Deniz’in sesi düşüncelerimi böldü. “Hadi eve gidelim, oğlum.” Oğlumun elini tuttum ve Cem’i orada bırakıp çıktım. Henüz hiçbirini sindirememiştim. O karşılaşmadan sonra Cem Deniz’le daha da fazla vakit geçirmeye başladı. Takımı hafta sonu yürüyüşlerine götürüyor, parkta ekstra antrenmanlar yaptırıyordu. Her yenilgiden sonra oğlumu motive eden yine oydu. Ben uzaktan izliyordum. Bir yanım Deniz’i ondan uzaklaştırmak istiyordu. Ama bunu yapamazdım. Deniz mutlu görünüyordu. Bir gün eve heyecanla geldi. “Koç Cem gelecek ayki turnuvaya hazır olduğumu söyledi.” “Harika oğlum.” “O şimdiye kadar gördüğüm en iyi koç. O benim en iyi arkadaşım.” Başımı salladım. “Babam hiçbir maçıma gelmedi. Bir kere bile. Ama Koç Cem her maça geliyor.” Kalbim biraz kırıldı. “Onun olması güzel, canım.” Turnuva geldi. Deniz var gücüyle oynadı. Ama son dakikalarda kafa topuna çıktı ve kötü düştü. Ben tribünden kırılma sesini duydum. Ambulans Deniz’i hastaneye götürdü. Doktorlar şanslı olduğunu söyledi. Eklemi kurtarmışlardı. Topallamadan yürüyebilecekti. Ama rekabetçi spor hayatı bitmişti. Deniz üç gün boyunca ağladı. “Hayatım bitti anne.” “Hayatın bitmedi. Daha 14 yaşındasın.” Bir akşam Cem hastaneye geldi. Onu Deniz’in odasının önündeki koridorda karşıladım. “Dinleniyor. Yarın gel.”...

devamı sonraki sayfada...


Sonraki



  1. 1
  2. 2