Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. Aldatılan Kadının İntikamı
Önceki
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


Doktorun yüzü o kadar çabuk kireç gibi bembeyaz oldu ki, benden önce onun yere yığılacağını sandım. Sonra ultrason odasının kapısını kilitledi, sesini alçalttı ve "Meral, hemen buradan gitmelisin. Boşan bu adamdan!" dedi.

Korkuyla karışık keskin bir kahkaha attım. "Neden?" Doktor Elif Hanım cevap vermedi. Monitörü bana doğru çevirdi, titreyen parmağıyla ekrana dokundu ve "Açıklayacak vakit yok. Bunu görünce anlayacaksın," dedi. Kırk beş yaşımdaydım; yıllarca hakkımda önce fısıltılarla, sonra şakalarla, en sonunda da kocamın aile grubunda yanlışlıkla paylaşılan mesajlarla "kısır" denilmesine katlanmıştım. Kocam Vedat, her seferinde çiçeklerle ve sessizlikle özür dilerdi. Kayınvalidem ise adeta kısırlık benim tüm kimliğimmiş gibi benden "Zavallı Meral" diye bahsederdi.

Ancak o sabah, o loş odanın içinde, bebeğimin kalp atışlarını ilk kez duymuştum. Sonra ultrason görüntümün yanında açık duran tıbbi dosyadaki ismi fark ettim.

Benim ismim değildi. "Hasta: Leyla Aksoy," diye okudum. Tarih iki hafta öncesine aitti. Notlar kısa, tıbbi ve zehir gibiydi. Altı haftalık hamile. Genetik tarama istendi. Babalık onayı bekleniyor: Vedat Uzun. Oda başıma yıkıldı. Leyla, yirmi sekiz yaşındaki asistanımdı. Bana çay getiren, bana "ilham kaynağımsınız" diyen ve bir keresinde odamda "sizin gibi bir kariyerim olsun istiyorum" diye ağlayan o nazik, güler yüzlü asistanım. Elim istemsizce karnıma gitti. Doktor Elif Hanım yutkundu. "Buraya sizin sağlık sigorta kartınızla gelmiş." "Ne?" "Sizin taşıyıcı anneniz olduğunu söyledi." Damarlarımda buz gibi bir soğukluk yayıldı. Elif Hanım başka bir dosyaya tıkladı. Bir onay formu belirdi. En altta benim imzam duruyordu; düzgün ve zarif. Sahteydi. "Tıbbi bir delil zinciri oluşturmaya çalışıyorlar," diye fısıldadı. "Sizin hamile kalmanızı beklemiyorlardı. Eğer bir karışıklık, velayet veya dolandırıcılık iddiasında bulunurlarsa... Meral, planın tamamını bilmiyorum ama bu yetki belgesinde Vedat'ın adı var." Sahte imzaya bakakaldım. Vedat o sabah beni öpmüş ve "Ümidini çok yükseltme hayatım. Senin yaşındayken mucizeler genellikle yanında küçük yazılı şartlarla gelir," demişti. Şimdi o küçük yazılı şartları anlamıştım. Ayakkabılarımı yavaşça geri giydim. Ellerimin titremesi durmuştu. Elif Hanım koluma dokundu. "Eve gitmen güvenli mi?" "Hayır," dedim. "Ama onlar bunu bilmiyor." Çünkü Vedat benim sadece parasına minnettar, aşkına muhtaç, yaşlanan karısı olduğumu sanıyordu. Evi kimin parasıyla aldığımızı unutmuştu. Onunla evlenmeden önce holdingi kimin kurduğunu unutmuştu. En önemlisi de, yirmi yılımı gülümserken arkasında bıçak saklayan adamlarla pazarlık yaparak geçirdiğimi unutmuştu. O sahte onay formunu aldım, bir kez katlayıp çantama koydum. Sonra kocamın yanına, eve gittim.

Vedat mutfakta elinde şampanyayla bekliyordu. Şampanya, gümüş bir buz kovasının içinde, sanki ultrasonun ne sonuç verdiğini zaten biliyormuş gibi iki kadehin yanında duruyordu. Annesi Kadriye Hanım, boynunda incileriyle tezgahta oturuyordu. Leyla ise pencerenin yanında durmuş, bir elini hafifçe düz karnının üzerine koymuştu.

Bebeğimin kalp atışları hâlâ kemiklerimde yankılanıyordu. Vedat gülümsedi. "Eee?" Çantamı masaya bıraktım. "Hamileyim." O mükemmel saniye boyunca tüm maskeler düştü. Leyla'nın ağzı açık kaldı. Kadriye Hanım'ın kadehi havada asılı kaldı. Vedat'ın gülümsemesi kurumuş bir sıva gibi donup kaldı. Sonra kendini topladı. "Kırk beş yaşında mı?" dedi kısık ve zalim bir sesle. "Meral, emin misin?" Kadriye Hanım iç geçirdi. "Senin yaşındayken doğa bazen kafa karıştırıcı olabilir." Leyla yaşlı gözlerle bana baktı. "Ah Meral Hanım. Umarım sağlıklıdır." İşte oradaydı. Sevinç değil. Tebrik değil. Hesap kitap. Vedat yaklaştı. "Durumu tam olarak anlayana kadar bunu gizli tutmalıyız." "Durumu mu?" Sesi yumuşadı. "Stres altındasın. Hormonlar. Yanlış pozitif sonuçlar. Yanlış okunan taramalar." Gülümsedim. "Doktor kalp atışını duydu." Kadriye Hanım'ın bakışları sertleşti. "Doktorlar hata yapar." "Kocalar da yapar." Vedat'ın bakışları keskinleşti. O gece misafir odasında uyudu. Sabaha karşı karalama kampanyası başlamıştı. Şirketten sağlık iznine ayrılmamı önerdi. Kadriye Hanım yönetim kurulu üyelerine "duygusal olarak dengesiz" olduğumu söyledi. Leyla bana Vedat için yazılmış bir mesaj gönderdi, sonra hemen sildi. Çok geçti. Mesajda şöyle yazıyordu: Bir şeyler biliyor. Üç aylık oylamadan önce harekete geçmemiz lazım. Ekran görüntüsünü aldım. Yanlış kadını seçmişlerdi. Vedat evliliğin onu güçlü kıldığını sanıyordu. Şirket tüzüğünün, hisseler devredilene kadar kurucuya kontrol hakkı verdiğini unutmuştu. Kurucu bendim. O ise bana ait bir kapının üzerindeki süslü bir aksesuardan ibaretti. On gün boyunca yorgunmuş rolü yaptım. Kameraların görmediği banyolarda ağladım. Leyla'nın o küstah küçük not defteriyle toplantılara girmesine izin verdim. Vedat'ın yöneticilerin önünde omzuma dokunup "Meral'in dinlenmeye ihtiyacı var," demesine müsaade ettim. Bu sırada avukatım klinik kayıtlarını mahkeme yoluyla istedi. Özel dedektifim Leyla'yı takip etti. Siber güvenlik ekibim, şirket sunucularından silinen e-postaları geri getirdi; buna Vedat'ın Kadriye Hanım'a gönderdiği bir e-posta da dâhildi: Meral yetersiz ilan edildiğinde vasi tayini için başvururuz. Leyla'nın çocuğu resmi varis olur. Vakfı biz yönetiriz. Üç kez okudum. Boşanma değil. Bir kafes planlamışlardı. Şirketimi, mal varlığımı, itibarımı ve doğmamış çocuğumu bir pürüz olarak silip atmak istiyorlardı. En büyük kanıt yağmurlu bir Perşembe günü geldi. Dedektifim bir video gönderdi. Vedat ve Leyla özel bir banka kasasının önünde duruyorlardı. Kadriye Hanım onlara bir dosya uzattı. İçinde benim sahte imzamı taşıyan vakıf değişiklik belgeleri vardı. Ve Leyla güldü. "Noel'e kadar," dedi, "Meral bir bakımevinde olacak, Vedat yas tutacak ve ben de yeni Bayan Uzun olacağım." Görüntüyü bir kez izledim. Sonra acil yönetim kurulu toplantısı çağırdım.

Vedat toplantı odasına zafer kazanmış gibi girdi. Leyla arkasından krem rengi, masum ve trajik bir elbiseyle geldi. Kadriye Hanım en son girdi; sanki benim olmayan bir cenazeye gelmiş gibi giyinmişti. Yöneticiler cam masanın etrafında gergin bir şekilde oturuyorlardı. Vedat başköşedeki sandalyeye ellerini koydu. "Meral," dedi, "bu toplantı gereksiz. Durumun çok hassas." O koltuğu çekemeden ben oturdum. "Durumum," dedim, "beni çok daha dikkatli ve odaklanmış biri yaptı." Kıkırdadı. "Buradaki herkes seni önemsiyor." "Hayır Vedat. Buradaki herkes şimdi seni dinleyecek." Avukatıma işaret ettim. Ekran aydınlandı. Önce klinik kayıtları geldi. Leyla'nın benim sigortamı kullanması. Sahte onay formu. Vedat'ın acil durum kişisi olarak yazılması. Sonra silinen mesajlar. Sonra banka kasasındaki o görüntüler. Her slaytta Vedat'ın yüzü daha da çöktü. Kadriye Hanım fısıldadı, "Bu yasa dışı." "Evet," dedim. "Sahtecilik genelde yasa dışıdır." Leyla ayağa kalktı. "Meral Hanım, açıklayabilirim." "Otur yerine." Oturdu. Vedat elini masaya vurdu. "Bu aile içi özel bir mesele." Yönetim kuruluna baktım. "Oy kontrolünü ele geçirmek için beni akli dengesi yerinde değilmiş gibi göstermeye çalıştığında, bu mesele bir şirket meselesine dönüştü." Avukatım dosya paketlerini dağıttı. "O paketlerde," dedim, "bu sabah polise, tabip odasına, sigorta dolandırıcılığı bürosuna ve savcılığa sunulan şikayet dilekçelerini bulacaksınız. Ayrıca Vedat’ın derhal işine son verilmesi teklifini de göreceksiniz." Vedat güldü ama sesi yarıda çatladı. "Beni işten çıkaramazsın. Ben senin kocanım." "Kocamdın." Kapı açıldı. İçeri iki dedektif girdi. Leyla hıçkırarak ağlamaya başladı. Kadriye Hanım incilerine o kadar sıkı sarıldı ki kolye koptu. Beyaz boncuklar küçük kemik parçaları gibi yere saçıldı. Vedat eğildi, sesi kısıktı. "Meral, bebeği düşün." Yavaşça ayağa kalktım. "Düşünüyorum zaten."

Oylama oybirliğiyle kabul edildi. Vedat öğleden önce kapı dışarı edildi. Akşama kadar tüm hesapları mahkeme kararıyla donduruldu. Bir hafta içinde Leyla'nın tıbbi dolandırıcılık davası basına düştü. Kadriye Hanım’ın sosyetik çevresi, ilk iddianame hazırlanmadan onu terk etti. Onun gibiler skandaldan, günahtan korktuklarından daha çok korkarlardı.

Boşanma altı ay sürdü. Vedat cazibesini kullandı, tehdit etti, acındırmaya çalıştı. Mahkemede beni kinci olmakla suçladı. Hakim onun e-postalarını yüksek sesle okudu. O an her şey bitti.

Bir yıl sonra, her zaman bana ait olan evin terasında oturdum; şafak vakti yanağını altın rengine boyarken kızımı kucağımda tutuyordum. Adını Elif koydum. Şirket büyüdü. Düşmanlarım ise büyümedi. Vedat dolandırıcılık ve kumpas suçundan hapis yattı. Leyla suçunu itiraf edip anlaşma yoluna gitti. Kadriye Hanım, artık telefonlarına çıkmayan avukatlara para ödemek için mücevherlerini sattı. İnsanlar hâlâ nasıl hayatta kaldığımı soruyor. Onlara asla tam cevabı vermedim. Sadece gülümsedim, kızımın minik elini öptüm ve şöyle dedim: "Sessizliği zayıflıkla karıştırdılar."


Önceki Sonraki



  1. 1
  2. 2
  3. 3