Sevil dosyanın üzerindeki yazıyı görünce ayağa fırladı.
"Lütfen! Bunu burada yapmayın!" diye bağırdı.
Masadaki herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyordu. Erkek kardeşim Kaan, karısının neden böyle tepki verdiğini anlayamamıştı. Annem ise bir köşede sessizce oturuyor, olanları endişeyle izliyordu.
Misafirimiz, orta yaşlı ve oldukça ciddi görünümlü bir kadındı. Adı Nükhet'ti. Sevil'in aylar önce geçirdiği trafik kazasında zarar verdiği diğer aracın sahibiydi.
Ama benim onu yemeğe davet etmemin sebebi yalnızca bu değildi.
Nükhet sakin bir şekilde Sevil'e döndü.
"Merak etme. Buraya bağırıp çağırmaya gelmedim. Sadece bana verdiğin sözleri hatırlatmaya geldim."
Kaan şaşkınlıkla araya girdi.
"Hangi sözler? Sevil, sen bu kadını nereden tanıyorsun?"
Sevil cevap vermek yerine bana öfkeyle baktı.
"Bunu bilerek yaptın! Beni herkesin önünde küçük düşürmeye çalışıyorsun!"
Sandalyeme yaslandım.
"Hayır, Sevil. Sadece annemin parasının nereye gittiğini öğrenmeni istiyorum. Çünkü görünüşe göre bu masada herkesin birbirinden sakladığı şeyler var."
Nükhet dosyayı açtı ve içinden birkaç belge çıkardı.
Altı ay önce Sevil'in geçirdiği trafik kazası, ailesine anlattığı kadar basit değildi. Sevil, dikkatsizliği yüzünden Nükhet'in aracına çarpmış, ardından kazanın sorumluluğunu kabul ederek ortaya çıkan masrafları karşılayacağına söz vermişti.
Ancak işin ilginç tarafı, annemden aldığı 150 bin TL'nin tamamını arabasının tamiri için kullandığını söylemesiydi.
Nükhet önündeki belgelerden birini kaldırdı.
"Sevil Hanım, kazadan sonra bana 85 bin TL ödeme yapmanız gerekiyordu. Hatırlıyorsunuz, değil mi?"
Sevil'in dudakları titredi.
devamı sonraki sayfada...

