Girdiği eve hekim girmiyor! Yediklerinize kaşık kaşık ekleyin: Eklem iltihabının kökünü kurutuyor, bağırsakları motor gibi çalıştırıyor. Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, bu natural ürünlerin sağlığa olan faydalarına ilgi çekerek, kalp sağlığından cilt güzelliğine kadar pek çok alanda etkili olduklarını vurguluyor. Girdiği eve hekim girmiyor! Yediklerinize kaşık kaşık ekleyin: Eklem iltihabının kökünü kurutuyor, bağırsakları motor gibi çalıştırıyor. Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, bu natural ürünlerin sağlığa olan faydalarına ilgi çekerek, kalp sağlığından cilt güzelliğine kadar pek çok alanda etkili olduklarını vurguluyor.
Kalbe şifa: Zeytin ve zeytinyağı Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, zeytin ve yağının insan sağlığına çoğu yararının bulunduğunu belirterek, bilhassa kan basıncını denetim edip kandaki çok kolesterolü dengeleyerek kalp krizi tehlikesini düşürdüğünü ifade etti. Hemen anında her sofranın vazgeçilmezi olan zeytin ve zeytinyağının insan sağlığına yararının saymakla bitmeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, aşağı yukarı 8 bin senedan beri Akdeniz çevresindeki medeniyetlerin kazanımları arasında tespit edilen ve ‘sıvı altın’ olarak adlandırılan zeytinin, şüphesiz dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğünün de etkisiyle mübarek bir ağaç ve meyve olarak bilindiğini söyledi.”ÜRETİMDE TÜRKİYE ÜST SIRALARDA” Zeytinin, karakteristik yönden Akdeniz iklimine ideal bulunduğunu bildiren Karabulut, “Dolayısıyla da Asya, Avrupa ve Afrika bölgelerine özgü zeytingiller (oleaceae) familyasına mensup, yüzlerce çeşidi olan bir ağaçtır. Süs bitkisi olarak da kullanılır. Estetik görünümünün yanı sıra bodur, dayanıklı ve heybetli, ilaveten çürümeye de son derece dayanıklı olan bu ağaç uzun ömürlüdür.
Boyu, enderen 20 metrelere dek ulaşan yüksek civarlara çıkma hali olmakla eş güdümlü çoğunluklu olarak 2 ila 10 metre arasında değişir. Kuraklıktan etkilenmediği amacıyla ortalama 2-3 yüz sene arası yaşam sürdüren zeytin ağacı, 2 bin sene yaşayabilme potansiyeline de sahiptir” dedi. “İLLE DE ZEYTİNYAĞI” Zeytin ağacının odununun mutfak eşyaları, oyma malzemeleri ve mobilyalarda kullanıldığını da dile getiren Prof. Dr. Karabulut, “Yaprağı da kıymetli olmakla eş güdümlü, temel itibarıyla sarfedilen alanı meyvesidir. Birçok çeşidi olan zeytinin ilk evvelce yağı çok kıymetlidir ve ticari anlamda talep zemini de son derece geniş olan mühim bir üründür. Nitekim dünyada imal edilen zeytinlerin yüzde 90 gibi büyük bir bölümü yağ üretiminde kullanılmaktadır. Yemeklere eşi benzeri olmayan bir lezzet ve sıhhat katan zeytinyağından elde edilen sabun, şampuan ve duş jelleri sadece natural değil, aynı vakitte çok yararlıdır. Bu cinsten zeytinyağlı ürünlerin saçlarda kepeklenmeyi ve dökülmeyi önlediği, cildi güzelleştirdiği, kırışıklıkları giderdiği ve yaşlanmayı geciktirdiği bilinmektedir.
Öte yandan bu lezzetli meyve kahvaltı sofralarının da vazgeçilmezidir ve bu cinsten gündelik tüketim amacıyla imal edilen çeşitlerine sofralık zeytin denilmektedir. Sofralık türlerinin yeşil, yetişkin ve kara olmak üzere üç çeşidi tespit edilen ve Akdeniz mutfağının vazgeçilmez bir unsuru olan zeytinin işlemiş dönemlerde aydınlatma hedefli sıvı yakıt olarak kullanıldığını, şüphesiz Türklerin tereyağı kültürlerinden kaynaklı mutfakta kısıtlı civarda gördüğünüz Osmanlılar döneminde balık yemeklerini ve salatalarını çeşnilendirdiğini de belirtelim. Son olarak Türklerin zeytin ve zeytinyağı ile Anadolu’da tanıştıklarını, üretimini öğrenerek çeşitlendirdiklerini ve zeytini türkülerine, deyimlerine, atasözlerine ve manilerine dâhil ederek bu meyvenin kadim kültürüne çoğu noktada katkılar sağladıklarını da not etmeden geçmeyelim” ifadelerine yer verdi. İÇERİĞİ VE SAĞLIĞA FAYDALARI Yaprağında muhtelif uçucu yağlar ve organik asitlere ilaveten tanen ve rezin tespit edilen zeytinin, ilaveten işlenme şekli ile alakalı olarak içeriğindeki maddelerin oranlarında değişmeler görülebildiğini de bildiren Karabulut, bedeni ultraviyole ışınlarına karşı koruyan yoğun E vitamini ve sodyumunda zeytinde yer aldığını söyledi.
devamı sonraki sayfada...

