Çiftçi ayrıca operasyonun uzun süredir hazırlanan bir çalışma olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Hedef dini faaliyetler değil, örgütün suç ve finansal ayaklarıdır." Operasyonun Adalet Bakanlığı ile yapılan değerlendirmelerin ardından başlatıldığını, soruşturmanın özellikle mali yapı üzerine yoğunlaştığını ve önümüzdeki günlerde yeni delillerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Dosyanın en çarpıcı bölümü ise MASAK raporları oldu. Mali incelemelerde, Alihan Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı olduğu öne sürülen kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL'yi aşan para hareketinin çeşitli yöntemlerle yurt dışına aktarıldığı iddia edildi. Raporlarda, şirketlerin 2020 sonrasında olağanüstü büyüdüğü, çok sayıda şirket bölünmesi yapıldığı, yeni yüksek sermayeli şirketler kurulduğu ve finansal hareketlerin izini zorlaştıracak ticari yapıların oluşturulduğu ileri sürüldü. Bu iddialar soruşturmanın temel dayanaklarından biri olarak dosyaya girdi.
Savcılık açıklamasına göre soruşturma; suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurumlarını dolandırma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamaları kapsamında yürütülüyor. Soruşturma çerçevesinde bazı şirketlere kayyum atanması, çok sayıda mal varlığına tedbir uygulanması ve banka hesaplarının incelemeye alınması kararlaştırıldı. Yetkililer, soruşturmanın herhangi bir dini inancı veya meşru dini faaliyeti hedef almadığını; yalnızca somut suç şüphesi bulunan kişi, şirket ve mali işlemler hakkında yürütüldüğünü özellikle vurguladı. Bu aşamadaki tüm suçlamalar iddia niteliğinde olup, nihai karar yargılama sonucunda verilecek.
Önceki

Önceki