Pazartesi sabahı henüz güneş doğmadan, piyasaların arka planında sessiz ama sert bir hareketlilik başladı. Haftalardır kulislerde konuşulan, esnafın fısıltıyla birbirine sorduğu o soru artık yüksek sesle dile getiriliyor: Pazartesi günü en büyük zam hangisine gelecek? Cevap, beklenenden daha net ve daha sarsıcı. Son günlerde art arda yapılan kapalı toplantılar, dağıtım kanallarında yaşanan tedirginlik ve tedarik zincirindeki ani yavaşlama, tek bir ürünü işaret ediyor. Market raflarında en çok uzanılan, mutfağın olmazsa olmazı sayılan, yokluğu hemen hissedilen o temel tüketim kalemi için zam kaçınılmaz hale geldi. Üstelik konuşulan artış, son aylarda görülen “alışılmış” zamların çok üzerinde. Pazar akşamı itibarıyla birçok toptancı fiyat listelerini sessizce güncelledi. Ancak yeni etiketler raflara henüz yansımadı. Çünkü büyük artışın pazartesi sabahı, aynı anda ve tek seferde yapılması planlanıyor. Bu da vatandaşın, sabah işe giderken uğradığı markette bambaşka bir fiyatla karşılaşması anlamına geliyor. Sektör kaynakları, bu zammın “kontrollü” değil, birikmiş maliyetlerin patlaması şeklinde olacağını söylüyor. Perde arkasında yaşananlar dikkat çekici. Ham madde maliyetleri son haftalarda hızlı bir yükselişe geçti. Nakliye giderleri, döviz baskısı ve enerji fiyatlarındaki artış, üreticiyi köşeye sıkıştırdı. Uzun süredir zam yapmamak için direnen firmalar, artık dayanacak güçlerinin kalmadığını açıkça dile getiriyor. Pazartesi günü açıklanacak yeni fiyatlar, bu direncin resmen sona erdiği gün olacak. Market çalışanları bile gergin. Çünkü en çok satılan ürüne yapılacak sert bir zam, kasada tartışmaları da beraberinde getiriyor. Daha önce benzer artışlarda yaşanan gerginlikler, bu kez daha büyük bir dalga yaratabilir. Vatandaş, “daha dün aldığım ürün bugün nasıl bu kadar arttı” sorusuna cevap arayacak. Ancak cevap basit değil; zincirleme bir ekonomik baskının sonucu. İşin dikkat çeken bir başka yönü ise zamanlama. Zam için özellikle pazartesinin seçilmiş olması tesadüf değil. Haftanın ilk günü yapılan fiyat artışları, psikolojik olarak daha hızlı kabulleniliyor. Uzmanlara göre bu yöntem, tepkiyi zamana yaymak için sıkça tercih ediliyor. İnsanlar hafta boyunca yeni fiyata alışıyor, itirazlar ise birkaç gün içinde sönümleniyor. Vatandaş cephesinde ise panik havası şimdiden hissediliyor. Sosyal medyada “bugün al, yarın çok geç” paylaşımları artmaya başladı. Bazı marketlerde ilgili ürünün raflarının boşaldığı, insanların ihtiyaçtan fazla alım yaptığı gözlemleniyor. Bu da pazartesi günü yaşanacak fiyat artışını daha görünür ve daha sarsıcı hale getiriyor. En çarpıcı detay ise şu: Pazartesi günü zamlanacak bu ürün, yalnızca tek başına pahalanmayacak. Onun fiyatı arttığında, ona bağlı onlarca ürün de zincirleme şekilde etkilenecek. Yani mesele tek bir etiket değişimi değil; mutfak masrafının genel olarak ağırlaşması. Sektör temsilcileri, “Bu son zam mı?” sorusuna net bir cevap vermekten kaçınıyor. Çünkü herkes biliyor ki bu artış, bir kapının aralanması anlamına geliyor. Pazartesi günü en çok ona zam gelecek ve bu, uzun süre konuşulacak. O sabah markete giren herkes, yalnızca bir ürünün değil, bütçesinin de sessizce küçüldüğünü hissedecek.
Önceki

Önceki