Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. rahmetli babaannem
Önceki
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


"Büyükannen bir melek olabilirdi Leyla, ama asla saf bir kadın değildi," diye devam etti Güzin Hanım. Sesi mikrofon aracılığıyla tüm salonun kalbine işliyordu. "Tuğçe’nin sana olan o haksız ve nedensiz nefretini, o kolyeyi bu gece huzurla takmana asla izin vermeyeceğini çok iyi biliyordu. Hastalandığında, o incilere zarar geleceğinden o kadar emindi ki, evinizin salonuna o gizli kamerayı bizzat benim yerleştirmemi rica etti." Gözlerim dolmuştu. Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken sadece dinleyebiliyordum. Beni ölüm döşeğindeyken bile koruyan o muazzam sevgiyi iliklerime kadar hissediyordum. "O sabah parçalanan ve şu an Tuğçe’nin büyük bir zafer kazandığını sanarak geride bıraktığı o inciler..." Güzin Hanım duraksadı, salondaki sessizliğin iyice derinleşmesini bekledi. "Onlar sadece kusursuz birer cam taklidiydi. Büyükannen, Tuğçe’nin o karanlık hevesini kursağında bırakmak ve onun gerçek yüzünü kendi elleriyle herkese göstermesini sağlamak için onları bir yem olarak kullandı." Bu sözlerin ardından salonda büyük bir uğultu koptu. Tuğçe daha fazla dayanamadı. Gözyaşları ve utanç içinde, o binlerce liralık pahalı elbisesinin eteklerini toplayarak sahneden indi ve ağlayarak balo salonunun kapılarından dışarı, karanlık geceye doğru kaçtı. Güzin Hanım gülümsedi ve zarif ceketinin iç cebinden koyu lacivert, kadife bir kutu çıkardı. Kutunun köşeleri yılların dokunuşuyla aşınmıştı. Kapağını yavaşça açtığında, sahnenin ışıkları altında pırıl pırıl parlayan, her biri kusursuz bir yuvarlaklığa ve derin bir parlaklığa sahip on altı gerçek inci ortaya çıktı. "Büyükannen zengin değildi," dedi Güzin Hanım, kolyeyi kutudan şefkatle çıkarırken. "Ama seni bu dünyadaki her şeyden çok sevdi. On altı yıl boyunca dişinden tırnağından artırdığı her kuruşu, senin geleceğin için bu gerçek incilere yatırdı ve onları bir banka kasasında bugüne kadar sakladı. Bunlar sadece bir mücevher değil, Leyla. Bunlar bir kadının torununa olan sarsılmaz koruması, sevgisi ve yeminidir." Bana doğru bir adım attı ve o ağır, gerçek incileri boynuma takıp klipsini özenle kapattı. İncilerin tenime değen o serin, huzur verici hissi, bütün gün göğsümde taşıdığım o devasa kederi bir anda söküp attı. "Büyükannen kulağına bunu fısıldamamı istedi," dedi Güzin Hanım sarılırken. "Kötülük her zaman kendi kazdığı kuyuya düşer. Sen hep ışıkta kal, güzel kızım." Yüzümü kalabalığa döndüğümde, salonu sarsan devasa bir alkış koptu. Arkadaşlarım sahneye koşup bana sarılırken, o gece sadece bir mezuniyet balosunu değil, adaletin ve sevginin o sessiz zaferini kutladık. O gece sabaha kadar dans ettim. Boynumdaki inciler, beni her adımımda sarıp sarmalayan büyükannemin sıcacık elleri gibiydi. Ve o haklıydı; eski şeyler belki kolay kopabilirdi, ama gerçek sevgiyle örülen hiçbir bağ asla parçalanamazdı.


Önceki Sonraki



  1. 1
  2. 2
  3. 3