Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. Meryem'in Sırrı: Miras Mücadelesi
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


Kocasının mezarındaki toprak henüz kurumadan Meryem’i evden dışarı attılar. Altı çocuk, ellerinde plastik poşetlerle bahçede arkasında dururken; kayınpederi, sanki o bir yabancıymış gibi kapıyı işaret ediyordu.

"Kocan öldü," dedi Halil Bey soğuk bir sesle. "Bu ev aileye ait."

Meryem, kollarında uyuyan ve vücudu ateşler içinde yanan küçük Leyla’ya baktı. Halil’in arkasında Selime Hanım, yüzünde ince bir gülümseme ve boş gözlerle duruyordu. "Aile mi?" diye sordu Meryem usulca. "Ben oğlunuza altı evlat verdim." Selime güldü. "Altı boğaz. Altı yük. Biz polisi aramadan gitmen için altı sebep."

Komşular perdelerin arkasından izliyordu. Halil onların görmesini, bu rezilliğin herkesin gözü önünde yaşanmasını istiyordu. İki valizi verandadan sürükleyip çamurun içine fırlattı. "Eşyaların bunlar."

"Eşyalarım mı?" diye tekrarladı Meryem. "Bir şeyler topladığımıza şükretmelisin." On üç yaşındaki oğlu Ömer öne atıldı. "Dede, lütfen. Babam demişti ki—" Halil ona bir tokat attı. Ses bahçede yankılandı. Meryem anında hareket ederek oğlunu düşmeden yakaladı. Sesi kısık ama sertti: "Çocuğuma bir daha sakın dokunma." Halil sırıttı. "Yoksa ne olur? Ağlar mısın?" Selime yaklaştı. "Oğlum dengi olmayan biriyle evlendi. O ısrar ettiği için sana katlandık. Şimdi o gitti, koruman da bitti." Meryem eve baktı; beyaz sütunlara, demir kapılara, çocuklarını büyüttüğü ve kocasının yavaş yavaş gidişini izlediği o yere. Çığlık atabilirdi. Bunun yerine çamurlu valizleri yerden kaldırdı. "Çocuklar," dedi yumuşak bir sesle. "Gidiyoruz." "Güzel," dedi Halil. "Ve sakın geri gelme."

Meryem, arkasında yaralı bir ordu gibi dizilen altı çocuğuyla uzaklaştı. Ancak caddeye ulaştığında arkasına dönüp baktı. Halil çoktan gülmeye başlamıştı. Selime elinde telefonuyla muhtemelen zaferini paylaşıyordu. Meryem kendine çok küçük bir gülümseme izni verdi. Mutluluktan değil— Hatıralardan dolayı.

Vefatından üç ay önce, kocası Rıfat onun ellerine bir dosya tutuşturmuştu. "Eğer bir gün seni yok etmeye çalışırlarsa," diye fısıldamıştı, "bunu Avukat Bey'e götür." O gece, ucuz bir otel odasında, çocukları uyurken ve Ömer’in moraran yanağı lamba ışığında kararırken, Meryem sonunda dosyayı açtı. Ve her şey değişti.

Sabah olduğunda evin kilitleri değiştirilmişti. Öğlen olduğunda Selime internette bir fotoğraf paylaştı: "Yeni bir sayfa. Önce aile."

Meryem hiçbir şey söylemedi. Saat üçte, bir avukat ihbarnamesi ona geri dönmemesi konusunda uyarıda bulundu. Saatte dörtte Selime aradı. "Feragatnameyi imzala," diye emretti. "Sana on bin lira vereceğiz. Yeniden başlaman için yeterli." "Neden vazgeçecekmişim?" diye sordu Meryem. "Rıfat'ın mirası üzerindeki tüm haklarından. Anlıyormuş gibi davranma." Meryem otel odasına baktı; çocukları tek bir battaniyeyi paylaşıyor, şikayet etmeden birbirlerine yardım ediyorlardı.






devamı sonraki sayfada...


Sonraki



  1. 1
  2. 2