Başımı çevirdiğimde Barın'ı gördüm. Fakat yanında duran kişiyi ve kocamın ona söylediklerini duyduğumda olduğum yere çakılıp kaldım.
Çünkü o anda, son bir yıldır eve neden geç geldiğini anlamaya başlamıştım...
Kocam, tekerlekli sandalyede oturan, yaklaşık on yaşlarında bir erkek çocuğunun karşısında diz çökmüştü. Çocuğun yanında duran kadın ise gözyaşlarını silmeye çalışıyordu.
Barın, çocuğun ellerini tutarak konuşuyordu.
"Sana söz verdim. Ne olursa olsun seni yalnız bırakmayacağım. Annen de artık endişelenmesin. Ameliyat için gereken parayı bulacağım."
Duyduklarım karşısında nefesim kesildi.
Kocam neden tanımadığım bir çocuğun ameliyat masraflarını karşılamaya çalışıyordu? Üstelik bu kadın kimdi?
Tam yanlarına gidecektim ki Cihangir kolumu tuttu.
"Lütfen, önce beni dinle."
Elimi sertçe çektim.
"Hayır! On bir yıldır evli olduğum adamın burada neler çevirdiğini öğrenmek istiyorum!"
Sesimi duyan Barın başını kaldırdı.
Beni gördüğünde yüzündeki ifade bir anda değişti. Önce şaşırdı, ardından gözlerinde daha önce hiç görmediğim bir korku belirdi.
"Senin burada ne işin var?"
Bu soru canımı acıttı.
Elimdeki yemek çantasını kaldırdım.
"Sana öğle yemeği getirmiştim. Görünüşe bakılırsa hiç bilmediğim başka sorumlulukların varmış."
Yanındaki kadın gözlerini yere indirdi. Çocuk ise şaşkınlıkla bana bakıyordu.
Barın ayağa kalktı.
"Hayatım, lütfen burada konuşmayalım."
"Kim bu insanlar?"
Kocam cevap vermedi.
devamı sonraki sayfada...

