Ben sadece senin iyi olmanı istedim,” dedi sonunda.
“Biliyorum,” diye cevap verdi Murat. “Ama bazen iyi niyetle yapılan şeyler bile karşı tarafın fikri sorulmadığında yük gibi gelebiliyor.”
O gece ilk kez birbirlerini gerçekten dinlediler. Elif, sevginin sadece bir şeyler yapmak değil, karşı tarafın isteklerini anlamak olduğunu fark etti. Murat da eşinin tüm çabasının sevgiden kaynaklandığını gördü.
Ertesi gün mutfakta yeni bir düzen kurdular. Artık ne Murat istemediği bir şeyi içecekti ne de Elif fikirlerini dayatacaktı. Kararlar birlikte alınacak, her iki tarafın da düşünceleri önemsenecikti.
Aylar sonra Murat o akşamı gülümseyerek hatırladı. Çünkü sorun aslında içecek değildi. Sorun, konuşulmayan duygulardı. İsyan ettiği şey bir bardak karışım değil, kendisini ifade edememesiydi.
Ve bazen bir evliliği güçlendiren şey büyük fedakârlıklar değil, doğru zamanda kurulan samimi bir cümleydi. “Beni de dinler misin?” cümlesi gibi…
Önceki

Önceki