KOCAM, “BEN KISIRIM, BU ÜÇ BEBEK BENDEN OLAMAZ!” DEYİP YENİ DOĞAN ÜÇÜZLERİMLE BENİ KAPININ ÖNÜNE KOYDU — AMA ÜÇ GÜN SONRA ELİME GEÇEN ESKİ BİR HASTANE DOSYASI, ASIL YALAN SÖYLEYENİN KİM OLDUĞUNU ORTAYA ÇIKARDI
Üçüzlerimi kucağıma aldığım gün hayatımın en mutlu günü olduğunu düşünmüştüm.
Yanılmışım.
Asıl hayatım, hastaneden eve döndüğümüz akşam başladı.
Benim adım Aylin. Kocam Serhat’la yedi yıldır evliydik. Evliliğimizin ilk yıllarında çocuk düşünmemiştik. İkimiz de çalışıyor, küçük evimizi güzelleştiriyor, fırsat buldukça kısa tatillere çıkıyorduk.
Sonra bir gün çocuk istemeye başladık.
Bir yıl geçti.
Sonra iki.
Hamile kalamıyordum.
Doktor doktor dolaştık. Kan tahlilleri, hormon testleri, ultrasonlar...
Bana yapılan incelemelerde belirgin bir sorun bulunamamıştı. Doktorlar Serhat’ın da bazı testlerden geçmesini istemişti ama o her seferinde bunu erteliyordu.
“Benim bir problemim yoktur,” diyordu.
Sonunda tüp bebek tedavisine başladık.
İkinci denemede hamile olduğumu öğrendiğimde banyoda test çubuğunu elimde tutarak dakikalarca ağladım.
Serhat beni kucağına almıştı.
“Sonunda aile oluyoruz.”
Ultrasonda üç ayrı kalp atışı duyduğumuzda ise doktor bile gülümsemişti.
Üçüzlerimiz olacaktı.
Hamileliğim kolay geçmedi. Son aylarda neredeyse yataktan kalkamadım. Serhat başlarda çok ilgiliydi. Karnımı öpüyor, bebeklerle konuşuyor, isim listeleri hazırlıyordu.
Fakat doğuma birkaç hafta kala değişmeye başladı.
Telefonunu benden saklıyordu.
Geceleri balkonda uzun konuşmalar yapıyordu.
Sorduğumda iş diyordu.
Ben de doğum telaşından üzerinde durmadım.
devamı sonraki sayfada...

