Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. Kızım ile Komşumuzun Kızı
Önceki
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


Kapıyı küçük kızın babası açtı.

 

Titreyen sesimle kızların inanılmaz benzerliğini, Murat'ın sessizliğini ve aklımdaki korkunç ihtimali tek tek anlattım.

 

Adam söylediklerimi duyunca olduğu yerde donup kaldı.

 

Gözlerini benden ayırmadan derin bir nefes aldı.

 

Sonra şaşkınlık içinde bana tek bir soru sordu:

 

**"Murat sana gerçekten hiçbir şey söylemedi mi?"**

 

O an hissettiğim korkuyu tarif etmem mümkün değildi.

 

Çünkü anladım ki ortada sadece bir ihanet şüphesi yoktu.

 

Yıllardır saklanan, birden fazla hayatı altüst edecek kadar büyük bir sır vardı.

 

Ve o kapının eşiğinde öğreneceğim gerçek, Murat'ın beni aldatmış olmasından bile çok daha sarsıcı olacaktı... 

Komşumun o soğuk ve ürpertici cümlesi zihnimin labirentlerinde yankılanırken, kapının eşiğinde öylece kalakaldım. Dizlerimin bağı çözülmüştü. Aldatılmak, sıradan bir ihanete uğramış olmak bile şu an hissettiğim bilinmezliğin dehşeti yanında hafif bir teselli gibi kalırdı.

"Ne gerçeği?" diye fısıldayabildim, sesim boğazıma kaçan bir çığlık gibi cılızdı. "Murat benden ne saklıyor? Kızınız neden benim kızıma ikiz gibi benziyor?"

Adam, adının Selim olduğunu sonradan öğreneceğim o bitkin baba, derin bir iç çekti. Gözlerinde öfke değil, yılların biriktirdiği devasa bir keder vardı. Beni içeriye davet etti. Evin içi tuhaf bir şekilde çıplaktı; kutular tam açılmamış, eşyalar ait olmadıkları köşelere fırlatılmış gibiydi. Tıpkı hayatlarımız gibi, darmadağındı. Salondaki eski bir koltuğa oturduk. Selim anlatmaya başladığında, zaman benim için durdu.

"Her şey yedi yıl önce, o lanetli tıp merkezinde başladı," diye söze girdi Selim. Ellerini yüzüne kapatıp bir süre bekledi. "Eşim Leyla ile yıllarca çocuk sahibi olmak için uğraştık. Gitmediğimiz doktor, denemediğimiz yöntem kalmadı. Sonunda şehrin dışındaki o özel klinikte, tüp bebek tedavisine başladık. Murat da oradaydı. Ama o bir hasta olarak değil, kliniğin başbiyoloğu ve genetik laboratuvarının sorumlusu olarak oradaydı."

Duyduklarımla nefesim kesildi. Murat’ın o dönem büyük bir biyoteknoloji şirketinde ve klinikte çalıştığını biliyordum ama bunun bizim hayatımızla ne ilgisi olabilirdi?

"Bizim tedavimiz sürerken," diye devam etti Selim, "aynı dönemde senin de orada tedavi gördüğünü, hamile kalmak için çabaladığını çok sonradan öğrendim. Murat, kendi eşinin, yani senin anne olabilmen için her şeyi riske atmaya kararlıydı. Ancak senin yumurtalık rezervlerin ve genetik yapın, embriyonun tutunmasına izin vermiyordu. Defalarca denediniz ve başarısız oldunuz, hatırlıyor musun?"

Hafızam beni yedi yıl öncesinin o ağrılı, gözyaşı dolu hastane odalarına götürdü. Doğruydu. Doktorlar artık umudu kesmişken, Murat bir mucize olduğunu söyleyerek bana müjdeyi vermişti. Elif’e hamile kalmıştım grsele ilerleyn devamı sonraki syfada....Murat bir mucize yaratmadı," dedi Selim, gözlerimin içine bakarak. "Murat bir suç işledi. Bilimsel bir cinayet, etik bir katliam yaptı. Eşim Leyla’dan alınan sağlıklı yumurtaları ve benim genetik materyallerimi kullanarak oluşturulan embriyolardan en sağlıklısını seçti. Ama o embriyoyu Leyla’ya transfer etmek yerine, laboratuvarda gizlice ikiye böldü. Yapay bir ikizleme işlemi yaptı. Embriyolardan birini senin rahmine yerleştirdi, diğerini ise Leyla’ya..."

Gerçeğin Çıplak Dehşeti
Beynim zonkluyordu. Kulaklarımda uğultular başladı. Selim’in söylediklerini Türkçe kelimeler olarak duyuyor ama mantık süzgecinden geçiremiyordum.

"Yani..." dedim, sesim titreyerek. "Elif... Benim biyolojik kızım değil mi?"

Selim başını öne eğdi. "Elif ve benim kızım Melis... Onlar tek yumurta ikizleri. Ama Elif’i sen doğurdun, Melis’i Leyla. Murat, senin anne olma arzunu tatmin etmek ve seni kaybetmemek için bizim genetik çocuğumuzu kopyalayıp sana verdi. Sen bir başkasının çocuğunu taşıdın, doğurdun ve büyüttün."

Yıkılmıştım. Dünya başıma yıkılmıştı. Yıllardır bağrıma bastığım, kokusunu içime çektiğim, gözünün içine baktığım Elif’im, benim kanımdan değildi. O, şu an yan bahçede koşturan Melis’in genetik ikiziydi. Murat, hayatımızı devasa bir yalanın üzerine inşa etmişti.

"Peki neden şimdi?" diye bağırdım birden, içimdeki acı öfkeye dönüşürken. "Neden yedi yıl sonra karşımıza çıktınız? Neden buradasınızSelim’in gözlerinden bir damla yaş süzüldü. "Leyla geçen yıl kanserden öldü. Ölmeden önce klinikteki bir hemşireden bu gerçeği öğrenmiş. Murat’ın peşine düşmüş ama ömrü yetmedi. Ben ise her şeyi öğrendiğimde delirmenin eşiğine geldim. Murat’ı bulmak, onunla yüzleşmek ve kızımın ikizini, yani Elif’i görmek istedim. Sizi buldum ve tam karşı evinizi kiraladım. Amacım hayatınızı mahvetmek değildi, sadece... sadece gerçeğin ağırlığı altında eziliyordum."

Son Hesaplaşma
Eve nasıl döndüğümü, kapıyı nasıl açtığımı hatırlamıyorum. İçeri girdiğimde Murat salonda, başı ellerinin arasında oturuyordu. Beni gördüğünde yüzümdeki ifadeden her şeyi anladı. İnkar etmedi. Ağlayarak dizlerimin üstüne çöktü.

Seni kaybetmekten korktum," diye hıçkırdı. "Çocuk sahibi olamazsak beni terk edeceğini düşündün, her gün ağladın. Laboratuvarda o embriyolar elimdeydi. Kimse bilmeyecekti, kimse fark etmeyecekti. Elif’i sen doğurdun, onu sen büyüttün! O senin kızın!"

"Sus!" diye haykırdım. "O bir çocuğun hayatını çalmak, bir aileyi kandırmak! Sen bir canavar yaratmışsın Murat, bizim hayatımızı bir laboratuvar deneyine çevirmişsin!"

O gece Murat evden gitti. Gitmesini ben istemiştim. Elif odasında hiçbir şeyden habersiz uyurken, ben yatağının kenarına çöküp sabaha kadar ağladım. Onun yüzündeki her hat, her çizgi şimdi gözüme hem çok tanıdık hem de çok yabancı geliyordu. Ama içimdeki o anne şefkati, o kopmaz bağ zerre kadar eksilmemiştOnu dokuz ay karnımda taşımıştım, ilk nefesinde ben vardım, ilk düştüğünde dizini ben öpmüştüm. Genler ne derse desin, o benim kızımdı.

Yeni Bir Şafak ve Anlamlı Bir Son
Aradan aylar geçti. Murat ile boşandık; işlediği tıbbi suçlar ve sahtekarlık nedeniyle hakkında yasal süreç başlatıldı. Hayatımız bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı, bu kesindi.

Ancak bu karanlık hikayenin içinde, kaderin bize sunduğu tuhaf bir aydınlık belirdi. Selim ve ben, iki yaralı anne ve baba olarak, çocukların bu durumdan zarar görmemesi için bir araya geldik. Elif ve Melis’e gerçeği henüz onların anlayabileceği yaşta olmadıkları için tam olarak anlatmadık. Onlara sadece, hayatın bize sunduğu mucizevi bir tesadüfle birbirlerini bulan "ruh ikizleri" olduklarını söyledik.

Onu dokuz ay karnımda taşımıştım, ilk nefesinde ben vardım, ilk düştüğünde dizini ben öpmüştüm. Genler ne derse desin, o benim kızımdı.

Yeni Bir Şafak ve Anlamlı Bir Son
Aradan aylar geçti. Murat ile boşandık; işlediği tıbbi suçlar ve sahtekarlık nedeniyle hakkında yasal süreç başlatıldı. Hayatımız bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı, bu kesindi.

Ancak bu karanlık hikayenin içinde, kaderin bize sunduğu tuhaf bir aydınlık belirdi. Selim ve ben, iki yaralı anne ve baba olarak, çocukların bu durumdan zarar görmemesi için bir araya geldik. Elif ve Melis’e gerçeği henüz onların anlayabileceği yaşta olmadıkları için tam olarak anlatmadık. Onlara sadece, hayatın bize sunduğu mucizevi bir tesadüfle birbirlerini bulan "ruh ikizleri" olduklarını söyledik.Şimdi bahçeye bakıyorum. Elif ve Melis, üzerlerinde aynı renk elbiselerle, el ele tutuşmuş salıncakta sallanıyorlar. Kahkahaları birbirine karışıyor, tıpkı yüzleri gibi sesleri de aynı.

Evet, hayatım altüst oldu. Evet, bildiğim tüm doğrular bir gecede yalan çıktı. Ama o karanlığın içinden, birbirini hiç tanımadan büyüyen iki kız kardeşin bağını koparmayan, onları yan yana getiren bir sevgi doğdu. Biyoloji bize kim olduğumuzu söyleyebilir, ama kimin annesi, kimin ailesi olduğumuzu sadece verdiğimiz emek ve kalbimizdeki sarsılmaz sevgi belirler. Elif hâlâ benim kızım ve şimdi, onun sayesinde artık kocaman, sıra dışı bir ailemiz var.


Önceki Sonraki



  1. 1
  2. 2
  3. 3