Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. Kaynana Sorunu
Önceki
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


Sadece Leyla bunu görmeyi reddetmişti. “Yürü,” dedi kararlı bir sesle. “Benimle geliyorsun.” Leyla tereddüt etti. Gözleri bir zamanlar yuva dediği, şimdi ise bir hapishaneden farksız olan o kapıya kaydı. “Hiçbir şeyim yok,” diye fısıldadı. Deniz çenesini sıktı. “Kendin varsın.” Kısa bir sessizlik oldu. “Ve bu yeterli.” Kapıyı çalmadı. Bağırmadı. Yalvarmadı. Leyla arkasını döndü… Ve ağabeyinin yanında yağmura doğru yürüdü. Evin içinde Alp onları izliyordu. Kolları göğsünde kavuşmuş. Canı sıkkındı ama kendine güveni tamdı. “Buna pişman olacak,” diye mırıldandı. “Gidecek hiçbir yeri yok.” Arkasından annesi kuru bir kahkaha attı. “Bırak gitsin. Yarın tıpış tıpış döner, yalvarır.” Ama o gece… Leyla dönmedi. Ertesi sabah Alp geç uyandı. Leyla yoktu. Kahvaltı yoktu. Kahve yoktu. Hayatının o fark etmeden tıkır tıkır işlemesini sağlayan o sessiz varlık yoktu. Kaşlarını çattı. “Beceriksiz…” diye mırıldandı. Telefonuna baktı. Hiçbir şey yoktu. Sırıttı. “Geçer nasıl olsa.” Saat sabah 10’da asistanı aradı. “Alp Bey… acil bir toplantı var.” “Kim çağırdı?” “Deniz Serrano Beyefendi.” Alp kaşlarını çattı. “Ne istiyormuş?” “Duymak isteyeceğinizi söyledi.” Ofise vardığında bir şeylerin ters gittiğini hissetti. O sessizlik. O bakışlar. Kimse onu selamlamadı. Bazıları gözlerini kaçırdı. Bazıları ise gergin bir şekilde onu izledi. Toplantı odasına girdi. Deniz çoktan oradaydı. Masanın başköşesinde oturuyordu. Sakin. Sanki orası zaten onundu. “Ne zamandan beri orada oturuyorsun?” diyerek alay etti Alp. Cevap gelmedi. “Otur,” dedi Deniz. Bu bir öneri değildi. Masanın üzerinden bir dosya kaydırıldı. “Gerçeklerin.” Alp dosyayı açtı. Yüzü değişti. Şaşkınlık. İnanamama. Sonra korku. “Bu ne?” “Şirket belgeleri.” “Eee?” “Dikkatli oku.” İşte o zaman gördü. İsmi. Asıl sahibini. Deniz Serrano. “Hayır… Bu mümkün değil…” “Her zaman öyleydi,” dedi Deniz sakince. “Leyla…” diye fısıldadı Alp. “Kardeşim,” diye yanıtladı Deniz. “Dün gece hakaret ettiğin kadın.” “Sana hiçbir zaman ihtiyacı yoktu,” diye devam etti Deniz. Kısa bir ara verdi. “Senin ona ihtiyacın vardı.” “Ve bana.” Her şey çöktü. Kapı açıldı. Avukatlar içeri girdi. “An itibarıyla görevinizden alındınız.” “Ne?!” “Sözleşme ihlali. Kötü niyet. Yetkiyi kötüye kullanma.” “Hepsi onun yüzünden!” diye bağırdı Alp. Deniz yerinden bile kıpırdamadı. “Hayır.” Duraksadı. “Hepsi senin yaptıkların yüzünden.” Saatler sonra… Alp ofisten çıktı. Ofisi yoktu. Gücü yoktu. Hiçbir şeyi yoktu. Eve vardığında ise— Kilitler değiştirilmişti. Günler sonra yalvardı. “Beni affet…” “Bilmiyordum…” “Bunu düzeltebiliriz…” Ama artık çok geçti. Leyla şimdi kendi ofisindeydi. Kapıda kendi ismi yazılıydı. “İyi misin?” diye sordu Deniz. Leyla başıyla onayladı. “Evet.” Durdu. “Şimdi iyiyim.” Şehre doğru baktı. Her şey aynıydı. Kendisi hariç. “En ironik olanı ne biliyor musun?” dedi. “Ne?” Hafifçe gülümsedi. “Ben asla zayıf değildim.” Kısa bir sessizlik. “Sadece yanlış yerdeydim.” Ve uzun zamandan sonra ilk kez… Özgürce nefes aldı. Korku yok. İzin yok. Zincirler yok. Çünkü Alp’in güç sandığı şey… Sadece emanetti. Ve o emanet geri alındığında… Elinde hiçbir şey kalmamıştı. Ama Leyla… Hiçbir şeyi olmadan çekip giderken bile— Asıl önemli olanı asla kaybetmemişti. Kendisini.


Önceki Sonraki



  1. 1
  2. 2
  3. 3