Şarkının özellikle Gül Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığı vurgulanan iddianamede, bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğu ifade edildi.
İddianamede, olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi.
Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla "Hadi görüşüürüüüz" denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı.
İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürüldü.
"Bıktım bu annemden", "Gebersin"
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı hatırlatıldı.
İddianamede, Ulu'nun ifadesinde Gül Tut'un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Gülter'in annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını söylediği kaydedildi.
Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde ise "Tuğyan'ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini" ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespitine yer verildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.
İddianamede, Gülter'in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösteren çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi. Şüpheli Gülter'in yakınlarına gönderdiği mesajlarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün", "Ölmüyor, ne zaman" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" gibi ifadeler kullandığı belirtildi.
Gülter ve Ulu'nun olaydan sonra İstanbul'da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları kaydedildi.
Görüşmede Ulu'ya, Gülter tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Gülter'in ise araya girerek "Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem" dediği belirtildi.
Şüphelinin olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği de iddianamede destekleyici deliller arasında gösterildi.
Savcılık, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlarıyla tutuklu Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak yakın akrabayı öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
Diğer şüpheli Sultan Nur Ulu hakkında ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.
Olay
Şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde bulunan 6. kattaki evinin üzeri kapalı terasındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmişti.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmada, bir süredir teknik takipte tutuldukları öne sürülen Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay günü aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu, Ulu'nun babası Arif Ulu ile 2 kişi gözaltına alınmıştı.
Gözaltına alınanlardan Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki ifadelerinin ardından salıverilmişti.
Tut'un ölümüyle ilgili tutuklu bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in eski nişanlısı Kervan E, "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından getirildiği Yalova Adliyesi'nde "yurt dışı çıkış yasağı" ve "imza atma" adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
Önceki

Önceki