Kocam doğum iznimdeyken beni terk ettiğinde, bu kalp kırıklığını sessizce atlatacağımı kendi kendime söylemiştim. Sadece aylar sonra onun düğününde durup her şeyin darmadağın oluşunu izleyeceğimi hiç hayal etmemiştim. 31 yaşındayım ve eskiden mutlu olduğumu sanırdım. O zamanlar kocam Turgut ile ilişkimizin çok sağlam olduğuna inanırdım. Sonunda ikiz kızlarımızı kucağımıza aldığımızda dört yıllık evliydik. Sonra uykusuz geceler, biberonlar ve her yerde minik çoraplarla neye uğradığımızı şaşırdık. Bu tatlı telaşın bizi birbirimize daha da bağladığını sanıyordum. 31 yaşındayım ve eskiden mutlu olduğumu sanırdım. Gece saat ikide bebek odasında durduğumu, bebeklerden biri beşikte ağlarken diğerinin hıçkırarak omzuma yaslandığını ve kendi kendime sevginin böyle bir şey olduğunu söylediğimi hatırlıyorum. Böyle dağınık ve gürültülü bir hayatın her şeye değeceğine inanıyordum. Fakat o ilk aylarda, ben evde bebeklerle doğum iznindeyken, Turgut bir yerlerde benden uzaklaşmaya başladı. Böyle dağınık ve gürültülü bir hayatın her şeye değeceğine inanıyordum. İlk başta büyük kavgalar olmadı; her şey çok sinsice ilerledi. Kocam artık koltukta yanıma oturmaz olmuştu. Ayrıca gelen mesajlara, vücudunu benden uzağa doğru çevirerek cevap vermeye başlamıştı. "Bu saatte sana kim mesaj atıp duruyor?" diye sorduğumda omuz silker ve "İş güç işte. Başlama yine," derdi.
devamı sonraki sayfada...

