Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. beni ve çocuklarımı sokağa attı
Önceki
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


Hakim sonunda, "Müzeyyen Hanım," dedi. "Kilitleri değiştirme veya mülkün yasal sahiplerini çıkarma hakkınız yoktu. Mülkü derhal boşaltmanız ve tüm anahtarları bugün mesai bitimine kadar Ceyda Hanım’a teslim etmeniz için derhal boşaltma kararı veriyorum." Müzeyyen’in suratı asıldı. "Ama orası benim oğlumun evi!" Hakim net bir dille, "Oğlunuzun yasal olarak eşine bıraktığı ev," dedi. "Bu mahkeme 'ama ben annesiyim' ifadesini geçerli bir hukuki argüman olarak kabul etmez, Müzeyyen Hanım." Mahkeme salonundan çıkarken Müzeyyen göz göze gelmeyi reddederek yanımdan hızla geçti. "Bu burada bitmedi," diye tısladı. Rıfat Bey elimi omzuma koydu. "Aslında bitti. Ve henüz bilmediği bir şey daha var." Gün batımına doğru evimin yeni anahtarları elimdeydi. Rıfat Bey önceden bir çilingir göndermiş, Müzeyyen’in başka bir numara yapmamasını garantiye almıştı. Bahçeye girdiğimizde çocuklar heyecanla arabadan fırladılar ama gördükleri manzara karşısında duraksadılar. Müzeyyen’in eşyaları, bizimkiler için kullandığı aynı siyah çöp poşetleri içinde kaldırıma yığılmıştı. Mert fısıldayarak, "Anne, bunu sen mi yaptın?" dedi. Gülümsedim ve cevap veremeden arkamızda bir araba acı bir frenle durdu. Müzeyyen, yüzü öfkeden mosmor bir halde arabadan fırladı. Eşyalarını işaret ederek, "Bu ne demek oluyor?" diye bağırdı. Onunla çocukların arasına girdim. "Evime zorla girip beni ve çocuklarımı yasa dışı yollarla attınız. Şimdi gitme sırası sizde." "Bunu yapamazsın!" diye çığlık attı. Yeni anahtarlarımı havaya kaldırdım. "Ah, yapabilirim. Bu ev artık bana ve çocuklarıma ait. Kerem öyle olmasını istedi." Telefonunu çıkardı. "Polis çağırıyorum." Gülümsedim. "Buyurun, çağırın." Polisler geldiğinde iki tarafı da dinlediler. Sonra Müzeyyen’in bariz şaşkınlığına karşın ona döndüler. Polislerden biri, "Hanımefendi, tahliye kararı olmadan kilit değiştirmek yasa dışıdır," diye açıkladı. "Mülke tecavüz ve haksız tahliye de cabası." Müzeyyen, "Ama oğlumun evi!" diye ısrar etti. Polis, "Vasiyete göre değil," diye cevap verdi. "Sizi bizimle emniyete davet etmemiz gerekecek." Müzeyyen polis aracına bindirilirken bana nefretle baktı. "Oğlumu bana düşman ettin. Sen ve o çocukların!" Yanına yaklaştım, sesimi sadece onun duyabileceği kadar alçalttım. "Hayır Müzeyyen Hanım. Bunu kendi kendinize yaptınız. Ve şimdi her şeyi kaybettiniz... Kerem’in size bıraktığı 200.000 TL de dahil." Yüzü kireç gibi oldu. "Ne?" "Vasiyette yazıyor," diye açıkladım. "Evi bizden almaya çalışmadığınız sürece o para sizindi. Bilin bakalım şimdi kime gidiyor?" Polis memuru kapıyı kapatırken gerçek yüzüne tokat gibi çarpmıştı. O gece cenazeden beri ilk kez kendi yataklarımızda uyuduk. Ece’yi yatırırken Pofuduk’un yatağın sol tarafındaki yerinde olduğundan emin oldum. "Anne?" dedi uykulu bir sesle. "Müzeyyen Babaannem hapse mi girecek?" Saçlarını okşadım. "Bilmiyorum tatlım. Ama artık bize zarar veremez." Mert yorganın altındaydı ama gözleri fal taşı gibi açıktı. Yatağının kenarına oturduğumda, "Bugün çok cesurdun anne," dedi. Gülümsedim. "Sizden öğrendim." Çocuklar uyuduktan sonra Kerem’in çalışma odasına geçtim. Varlığı her yerdeydi: Vücudunun şeklini almış deri koltukta, masanın üzerinde duran kahve kupasında ve çalışırken görebileceği yere koyduğu aile fotoğrafımızda. Fotoğrafı elime aldım, parmağımla yüzünü sevdim. "Biliyordun," diye fısıldadım. "Böyle bir şey yapabileceğini biliyordun." Sessizliğin içinde sanki cevabını duyar gibiydim: "Tabii ki biliyordum. Bu yüzden senin ve çocukların güvende olmanızı sağladım." Daha sonra Rıfat Bey, Müzeyyen’in suçlamalarla savaşırken her şeyini kaybettiğini söyledi. Artık benim ve çocuklarımın olan o 200.000 TL sadece başlangıçtı. Avukat masrafları, mülke tecavüzden aldığı kısa süreli hapis cezası ve çevresindeki sosyal itibarını kaybetmesi sonunu hazırladı. Onun mahvolmasından zevk almadım. Ama Kerem’in son hamlesinin bizi korumak olduğunu bilmekten; bizi ondan, belirsizlikten ve kaderin acımasızlığından koruduğunu bilmekten huzur buldum. Evrenin işleri dengeleme gibi bir huyu vardır. Kerem bunu biliyordu. Sonunda Müzeyyen de öğrendi.


Önceki Sonraki



  1. 1
  2. 2
  3. 3