Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. Ablam, ölümcül bir hastalığa yakalanmış 5 yaşındaki bir kızı
Önceki
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


Ancak dosyanın son sayfasında başka bir cümle vardı.

"4. evre nöroblastom."

Esra'nın dünyası yeniden yıkılmıştı.

"Onu ikinci kez yalnız bırakamazdım."

Evlat edinme sürecini başlatmıştı.

Kimseye gerçeği anlatmamıştı.

Çünkü herkes bunun suçluluk duygusuyla verilmiş yanlış bir karar olduğunu düşünecekti.

Murat'a bile yalnızca hasta bir çocuğa aile olmak istediğini söylemişti.

Murat hiç tereddüt etmeden kabul etmişti.

"Ben ise ona gerçeği söylemeye cesaret edemedim."

Tam o sırada kapı açıldı.

Murat ile Elif eve dönmüştü.

Elif yorgundu ama elinde küçücük bir resim vardı

Resmi Esra'ya uzattı.

"Anne, bak."

Resimde üç kişi el ele tutuşuyordu.

Altına ise eğri büğrü harflerle tek cümle yazmıştı.

"Benim ailem."

Esra gözyaşlarını tutamadı.

Aylar geçti.

Tedaviler devam etti.

Doktorlar umut vermiyordu.

Ama Elif her sabah gülümseyerek uyanıyordu.

Bir gün hastanede genç bir onkolog dosyayı yeniden incelemek istedi.

Daha önce uygulanmamış deneysel bir tedaviden bahsetti.

Başarı ihtimali düşüktü.

Yine de denemeye karar verdiler.

İlk ay hiçbir değişiklik olmadı.

İkinci ay tümörlerde küçülme görüldü.

Üçüncü ay doktorlar şaşkınlık içindeydi.

Hastalık beklenmedik şekilde geriliyordu.

Altıncı ayın sonunda yapılan tetkikler, yıllardır görülmeyen kadar olumlu sonuçlar verdi.

Doktorlardan biri gülümseyerek şöyle dedi:

"Bazen tıp her şeyi açıklayamaz."

Bir yıl sonra Elif anaokuluna başlamıştı.

Saçları yeniden uzamış, yanakları pembeleşmişti.

Koşuyor, gülüyor, arkadaşlarıyla oyun oynuyordu.

Esra her sabah onu okula bırakırken sessizce şükrediyordu.

O akşam Murat, Esra'nın yıllardır sakladığı dosyayı tesadüfen buldu.

İçindeki mektupları okudu.

Esra korkuyla ona baktı.

"Her şeyi öğrendin."

Murat dosyayı kapatıp eşinin ellerini tuttu.

"Bana neden söylemedin?"

"Kaybederim diye korktum."

Murat başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Ben sana, geçmişin için değil; yüreğin için âşık oldum."

O gece üçü salonda uzun süre birbirlerine sarılarak oturdular.

Ben ise yıllardır anlam veremediğim fedakârlığın aslında suçluluk değil, tutulmuş bir söz olduğunu öğrendim.

Esra, yıllar önce ölmek üzere olan bir annenin son dileğini kalbine mühürlemişti.

Belki Elif'i o gün kurtaramamıştı.

Ama kader, yıllar sonra ona ikinci bir fırsat vermişti.

Esra bu fırsatı sonuna kadar değerlendirmişti.

Aradan beş yıl geçti.

Elif artık sağlıklı, neşeli ve hayalleri olan on yaşında bir çocuktu.

Bir okul etkinliğinde öğretmeni öğrencilerden "Hayattaki kahramanınızı çizin." dedi.

Çocuklar çizgi film karakterleri, sporcular ve süper kahramanlar çizdi.

Elif ise annesini çizdi.

Resmin altına da şu cümleyi yazdı:

"Benim annem beni doğurmadı. Ama bana iki kez hayat verdi."

O resmi gören herkes gözyaşlarını tutamadı.

Çünkü gerçek aileyi oluşturan şey, aynı kanı taşımak değil; en zor zamanda bile verilen sözü tutacak kadar büyük bir sevgiye sahip olmaktı.


Önceki Sonraki



  1. 1
  2. 2
  3. 3