Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. Ablam, ergenlik çağındaki kızımın tüm tatil fotoğraflarını
Önceki
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


O sırada Efe fotoğraf makinesini yeniden eline aldı.

"Bir fotoğraf daha çekmek istiyorum."

Kimse itiraz etmedi.

Nisan gözyaşlarını silmeye çalıştı.

Efe objektifi hazırladı.

"Bu sefer herkes olduğu gibi dursun."

Sevil ayağa kalktı.

"Ben bu fotoğrafta olmayacağım."

Kimse onu durdurmadı...

Çantasını aldı.

Kapıya doğru yürüdü.

Tam çıkarken arkasını dönüp bana baktı.

"Siz hep onu seçiyorsunuz."

"Hayır," dedim sakin bir sesle. "Biz sadece artık zorbalığı seçmiyoruz."

Kapı sertçe kapandı.

Ev sessizliğe büründü.

O gece kimse uzun süre konuşmadı.

Yemek soğumuştu ama ilk kez bunun hiçbir önemi yoktu.

Bir süre sonra Nisan yanıma oturdu.

"Anne..."

"Evet?"

"Gerçekten insanlar bana bakınca sadece lekelerimi mi görüyor?"

Sorusu kalbimi paramparça etti.

Cevap vermeden önce Efe araya girdi.

"Hayır."

Hepimiz ona döndük.

"Eğer biri ilk olarak doğum lekelerini görüyorsa, sorun sende değildir. Bakmayı bilmeyen ondadır."

On yaşındaki bir çocuğun ağzından çıkan bu sözler hepimizi susturdu.

Nisan ilk kez o akşam yeniden gülümsedi.

Ertesi sabah Efe, tatilde çektiği yüzlerce fotoğrafı bilgisayarına aktardı.

Aralarında en güzeli, Nisan'ın gün batımında kahkahalarla güldüğü kareydi.

Doğum lekeleri açıkça görünüyordu.

Ama fotoğraf öylesine sıcaktı ki insanın gözü önce o gülümsemeye gidiyordu.

Ben o kareyi büyük boy bastırıp salonumuzun duvarına astım.

Altına da küçük bir not yazdım:

"Gerçek güzellik saklanınca değil, cesaret gösterince ortaya çıkar."

Aradan birkaç hafta geçti.

Nisan okuluna aynı özgüvenle gitmeye başladı.

İlk kez kısa kollu tişörtler giyiyor, saçlarını istediği gibi topluyor, insanların bakışlarından kaçmıyordu.

Beklediğimizin aksine sınıfındaki birçok öğrenci ona destek oldu.

Hatta resim öğretmeni, onun hikâyesinden etkilenerek "Farklılıklarımız Bizi Güzel Yapar" isimli bir sergi düzenledi.

Nisan serginin açılışında kendi hikâyesini anlattı.

Konuşması bittiğinde salon dakikalarca alkışladı.

O kalabalığın içinde sessizce ağlayan tek kişi bendim.

Çünkü kızım sonunda aynaya başkalarının gözleriyle değil, kendi kalbiyle bakmayı öğrenmişti.

Aylar sonra Sevil'den kısa bir mektup geldi.

Yaptıklarından dolayı özür diliyor, yıllardır kendi görünüşüne duyduğu takıntının onu acımasız bir insana dönüştürdüğünü kabul ediyordu.

Nisan mektubu sonuna kadar okudu.

Sonra bana dönüp gülümsedi.

"Onu affediyorum anne."

"Neden?"

"Çünkü artık onun sözleri beni tanımlamıyor."

İşte o an anladım ki o tatilin en değerli fotoğrafı, Efe'nin çektiği hiçbir kare değildi.

En değerli kare, kızımın korkularını geride bırakıp kendini olduğu gibi kabul ettiği andı.

Ve o fotoğraf, ne bir albüme ne de bir çerçeveye sığacak kadar küçüktü; ömür boyu kalbimizde yaşayacak kadar büyüktü.


Önceki Sonraki



  1. 1
  2. 2
  3. 3