Haber Zamanı

Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
Video Kategori Video Galeri Kategori Galeri
  1. Haber Zamanı
  2. 64 Yaşımda, 31 Yaşında Zengin Bir Adamla Evlendim
Sonraki


  • İşte Zehra'nın Kazandığı Okul!


64 yaşımda, 31 yaşında zengin bir adamla evlendim. Altı ay sonra, her akşam içtiğim içeceğe gizlice bir şeyler damlattığını fark ettim. Üstelik bardağı sonuna kadar içmem için ısrar ediyordu. Bir gece içeceği laboratuvarda inceletmeye karar verdim. Doktor sonuçları görünce yüzünün rengi değişti. Odanın kapısını kapatıp bana dönerek, “HANIMEFENDİ, KOCANIZ BURAYA GELDİĞİNİZİ BİLİYOR MU?”
diye sordu. Sonra öğrendiklerim, evliliğimle ilgili bildiğim her şeyi sorgulamama neden oldu…
Benim adım Nermin. 64 yaşındayım.
31 yaşındaki zengin bir iş adamı olan Emre ile evlendiğimde ailemde herkes bu evliliğe karşı çıktı.
Emre’nin büyük bir şirketi, lüks bir villası ve birkaç tane değerli gayrimenkulü vardı. Hayatı boyunca çalışmasa bile rahatça yaşayacak kadar zengindi.
Ben ise emekli bir öğretmendim. Aldığım emekli maaşıyla geçinip gidiyordum.
Herkes bana aynı soruyu soruyordu:
“Bu kadar genç, yakışıklı ve zengin bir adam neden senin yaşında bir kadınla evlensin?”
Ben de gülümseyerek cevap veriyordum:
“Çünkü beni seviyor.”
Gerçekten de buna inanıyordum.
Evliliğimizin ilk aylarında Emre bana çok iyi davranıyordu.
Çiçekler alıyor, her sabah kahvaltımı hazırlıyor, sevdiğim en küçük şeyleri bile unutmuyordu.
Yıllar sonra yeniden mutlu olduğumu düşünüyordum.
Ama evliliğimizin altıncı ayında bazı şeyler dikkatimi çekmeye başladı.
Emre her akşam sevdiğim sıcak bitki çayını kendi elleriyle hazırlıyordu.
“Al bakalım güzel karıcığım, bunu iç de rahat bir uyku çek.” diyordu.
Üstelik bardağımı tamamen bitirene kadar yanımdan ayrılmıyordu.
Başlangıçta bunu bana gösterdiği ilginin bir parçası sanmıştım.
Bir akşam mutfağa beklenmedik bir anda girdim.
Emre tezgâhın başında durmuş, küçük ve koyu renkli bir şişeden çayıma birkaç damla bir şey damlatıyordu.
Beni görünce şişeyi hemen cebine sakladı.
“Emre, çayıma ne koydun?” diye sordum.
Gülümsedi.
“Özel bir aroma hayatım, tadı daha güzel olsun diye.”
“Peki neden şişeyi sakladın?”
Bir an duraksadı.
“Nermin, her şeyi kafana takma. Bir şey yok.”
Ama yüzündeki telaşı fark etmiştim.
O güne kadar beni mutlu eden bu küçük alışkanlık artık içime şüphe düşürüyordu.
Üstelik birkaç haftadır kendimi hiç iyi hissetmiyordum.
Sürekli yorgundum. Sabahları kafamı toparlayamıyor, bazen en basit şeyleri bile unutuyordum.
Emre ise her defasında aynı şeyi söylüyordu:
“Yaşından dolayı yoruluyorsun hayatım. Biraz daha dinlenmen lazım.”
Ona inanmak istiyordum.
Ta ki bir gece duyduklarıma kadar…





devamı sonraki sayfada...


Sonraki



  1. 1
  2. 2