Kızım, yeni kocasını sanki sıradan bir hayat dönüm noktasıymış gibi tanıştırdı. Oysa kapıyı açtığım an, tüm geçmişim salonumun ortasına dalmış gibi hissettim. Düğünlerinde ise beni kenara çekip on yıllardır taşıdığı bir gerçeği anlattı.
Elif’i 20 yaşımda kucağıma aldım. Babasıyla alelacele evlenmiş ve 21 yıl evli kalmıştık. İki yıl önce kanser onu bizden kopardı. Ondan sonra yine Elif ve ben baş başa kaldık; faturalar, evrak işleri ve fazla sessizleşen bir ev... Üniversiteyi bitirdi, bir işe girdi ve kendi evine taşındı. Onu bunaltmamaya çalışıyordum. Bir akşam heyecanla aradı.
"Anne, biriyle tanıştım." "Güzel," dedim. "Anlat bakalım."
"Benden büyük. Hemen başlama yine." "Ne kadar büyük?" "Önce bir tanış," dedi. "Sayıya takılmanı istemiyorum." Sonraki birkaç hafta boyunca sürekli "duygusal olarak olgun", "beni güvende hissettiriyor" gibi şeyler duydum, o kadar. Ne zaman detay sorsam lafı dolandırdı. "Yakında" tanıştıracağına söz verdi ama sürekli erteledi. Sonunda: "Cuma akşam yemeği. Lütfen nazik ol." Evi sanki denetlemeden geçecekmişim gibi temizledim. En sevdiği makarnayı pişirdim. Elbisemi giydim. Karnıma ağrılar giriyordu. Kapı çalındı. Açtım ve geçmişim tam yüzümün ortasına indi. Elif orada gülümseyerek duruyordu, arkasındaki adamın elini tutuyordu. Adam öne çıktı ve zihnim durdu.
devamı sonraki sayfada...

