Yüzü bembeyaz oldu.
Bir anda bebeği kollarının arasına daha sıkı çekti. Gözleri kızımızın yüzünden ayrılmıyordu. O kadar sessizdi ki odadaki cihazların sesi bile bana çok yüksek gelmeye başladı.
“Sevda?” dedim.
Bana cevap vermedi.
Bir süre sonra dudakları titredi ve hemşireye dönerek, “Bebeğin yüzünü biraz daha yaklaştırabilir miyim?” diye sordu.
Hemşire şaşkınlıkla başını salladı.
Sevda kızımızın alnına baktı. Sonra burnuna, çenesine ve kaşlarına…
Derin bir nefes aldı.
“Bu olamaz,” diye fısıldadı.
O an içime tarifsiz bir korku çöktü.
“Ne olamaz?”
Sevda gözlerini kapattı. Uzun süre konuşmadı. Ardından bana bakıp, “Senin bana yıllardır sorduğun bir soru vardı,” dedi.
“Hamile kalınca neden bu kadar korktuğumu soruyordun.”
Ne demek istediğini anlayamıyordum.
“Ben kız çocuğu istediğim için korkuyorsun sanıyordum,” dedim.
Başını yavaşça iki yana salladı.
“Hayır.”
Sonra gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Ben kızım olursa ona bakmaya cesaret edememekten korkuyordum.”
Bu sözler karşısında şaşkınlıktan konuşamadım.
Sevda yıllardır sakladığı sırrı sonunda anlatmaya başladı.
Çocukluğunda hayatının en zor dönemini yaşamıştı. Annesiyle arasında hiçbir zaman sıcak bir bağ oluşmamıştı. Annesi onu sürekli eleştirmiş, sevgisini hep başarılarına ve davranışlarına bağlamıştı. Sevda da yıllarca, “Bir gün benim kızım olursa onunla asla böyle olmayacağım,” diye kendi kendine söz vermişti.
Fakat yıllar geçtikçe bir şey fark etmişti.
Ne kadar çok kız çocuğu hayali kurarsa, geçmişinin o kadar fazla karşısına çıktığını hissediyordu.
“Sen bunu hep bir özlem sandın,” dedi. “Ama aslında ben bir korkuyla yaşıyordum.”
Ben sessizce onu dinledim.
“İlk beş çocuğumuz erkek olduğunda içimde tuhaf bir rahatlama oluyordu. Oğullarımızı sevmediğimden değil. Tam tersine, onları dünyanın en güzel hediyesi gibi gördüm. Ama bir kızım olursa annemin bana yaşattığı şeyleri ona yaşatmaktan korkuyordum.”
O an yıllarca söylediği sözleri hatırladım.
Beş oğlumuz olduğu için beni suçlamasını…
Kız çocuklu aileleri gördüğünde yüzünün değişmesini…
Geceleri sessizce ağlamasını…
Meğer bunların arkasında bambaşka bir mücadele varmış.
“Peki neden bana hiç anlatmadın?” diye sordum.
Sevda gözlerini yere indirdi.
“Çünkü sana bunu söylersem beni eksik göreceğinden korktum.”
Elindeki küçücük battaniyeyi düzeltti.
“Sen yıllarca benim sadece kız istediğimi sandın. Ben de bunu değiştirmedim. Çünkü gerçek daha ağırdı.”
Tam o sırada kızımız hafifçe ağlamaya başladı.
devamı sonraki sayfada...

