Emir'in uzattığı kırmızı zarfı titreyen ellerimle aldım. Kalbim öyle hızlı atıyordu ki zarftaki "ELİF" yazısı gözümde bulanıklaşıyordu. "Bu da ne?" diye fısıldadım. Emir derin bir nefes verdi. "Lütfen açmadan önce beni sonuna kadar dinle." İçimde büyüyen korkuya rağmen başımı salladım. "Anne ve babamın öldüğü kazayı herkes sıradan bir trafik kazası sandı," dedi. "Ama gerçek hiç öyle değildi." Sözleri boğazımda düğümlendi. "Ne demek istiyorsun?" "Babamın şirketindeki bazı yöneticiler, holdingi ele geçirmek için yıllarca plan yaptı. Kazayı onlar organize etti. Ben ölmedim ama felç kaldım. Herkes bunun son olduğunu düşündü." Elimdeki zarf daha da ağırlaşmış gibiydi. "Peki bunun Elif'le ne ilgisi var?" Emir gözlerini kapattı. "Çünkü Elif o gün oradaydı." Dizlerimin bağı çözüldü. "Olmaz..." "Elif kazayı gördü." Nefesim kesildi. Emir devam etti.
"Otobüsü kazadan birkaç dakika sonra olay yerinden geçti. Yaralıları gören öğrenciler panik yaşadı. Elif ise herkesin kaçırdığı bir ayrıntıyı fark etti." Zarfı açtım. İçinden eski bir fotoğraf çıktı. Fotoğrafta parçalanmış siyah bir cip, yol kenarında duran iki adam ve arka planda okul servisinin camından dışarı bakan Elif görünüyordu. Fotoğrafın arkasında tek cümle yazıyordu. "Tanık ortadan kaldırılacak." Başım dönmeye başladı.
devamı sonraki sayfada...

