Bak Karıcığım

loading...

Karı koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı nefis bir yemek yiyip tabiatın kucağında, mis gibi çiçeklerin içindeki çadırlarında uykuya dalarlar…

Birkaç saat sonra hanımefendi uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir; Hoş bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

“Ne oldu? Ne istiyorsun? Niçin beni uyandırdın?” diye öfkeyle sorar hanımına. O da gayet soğukkanlılıkla:

“Yukarıya bakıp, bana ne gördüğünü söyler misin Bey?” diye sorar.

Adam, hanımının işaret ettiği tarafa kafasını çevirir, gökyüzüne bakar ve gördüklerini anlatır:

“Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.”

Hanımefendi tekrar sorar. Peki, bunlar sana neyi hatırlatıyor, hakikaten ne görüyorsun.?

Artık iyice uykusu kaçan adam, biraz düşünür ve bütün ilmini gösterecek şekilde cevap verir:

“Bak karıcığım; Teolojik olarak Allahü teâlânın kudretini ve kendi acizliğimi görüyorum. Felsefi olarak, kâinatın sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.  Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını çıplak gözle görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarak da bugün havanın bulutsuz, açık ve de pek güzel olacağını görüyorum.

Şimdi ben sana soruyorum beklediğin cevapları aldın mı? Gecenin bu vaktinde niye sordun bunları bana? Peki sana neyi gösteriyor.?”

“Of Bey! Hâlâ uyanamadın mı? Baksana çadırımızı çalmışlar!”

Maalesef, insan çok bilince; burnunun ucundakini göremiyor demek ki.

loading...

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*